Roma'da 1612 baharında, on dokuz yaşında bir ressam mahkeme salonunda ifade veriyordu. Doğruyu söyleyip söylemediğini sınamak için parmaklarına sicim geçirildi ve sıkıldı. O eller resim yapan ellerdi. Artemisia Gentileschi davadan çıktıktan sonra da resim yapmaya devam etti, üstelik sanat tarihinin en sert sahnelerinden birini resmetti.
Atölyede büyümek
Artemisia 8 Temmuz 1593'te Roma'da doğdu. Babası Orazio Gentileschi dönemin tanınmış ressamlarındandı ve kızını kendi atölyesinde yetiştirdi. Bu bir ayrıcalıktı: 17. yüzyılda kadınların akademilere, çıplak modelle çalışılan derslere ve lonca sistemine girişi kapalıydı. Artemisia resmi evde öğrendi, çünkü başka kapı yoktu.
Orazio'nun atölyesi aynı zamanda Caravaggio etkisinin en güçlü hissedildiği yerlerdendi. Işığın karanlıktan bıçak gibi kesilip çıktığı o üslup, Artemisia'nın bütün işlerinin omurgası olacaktı.
1612
Orazio, kızına perspektif dersi vermesi için ressam Agostino Tassi'yi tuttu. Tassi Artemisia'ya tecavüz etti. Bir yıl sonra açılan dava yedi ay sürdü ve Roma'da büyük ses getirdi. Tassi suçlu bulundu, ama sürgün kararı kâğıt üstünde kaldı, hiç uygulanmadı.
Duruşma tutanakları bugün hâlâ okunabiliyor ve okunması zor bir metin. Bu hikâye Artemisia'nın resimlerini tek başına açıklamaz; kırk yılı aşan bir kariyeri tek bir sahneye indirmek ona haksızlık olur. Ama tamamen dışında da değildir.
Judith'in iki hali
Judith, Eski Ahit'in apokrif bölümlerinde geçen bir figür: kentini kurtarmak için düşman komutanı Holofernes'in çadırına girer ve onu uykusunda öldürür. Konu Rönesans'tan beri sık işlenmişti. Ressamların çoğu ya öldürme anından önceki gerilimi ya da sonrasındaki sakinliği seçmişti.
Artemisia anın tam ortasını seçti. 1612-13'te Roma'da yaptığı ilk versiyon bugün Napoli'de Capodimonte Müzesi'nde, 1620 dolaylarında Floransa'da yaptığı ikincisi Uffizi'de. İkisi de aynı şeyi gösterir: iki kadın, bir erkeği yatağa bastırmış, biri kolları tutuyor, diğeri kesiyor.
Çarpıcı olan şiddet değil, işin fizikselliği. Judith'in kolları gergin, bileği bıçağı doğru açıda tutuyor, kolunu yüzüne sıçrayacak kandan koruyacak biçimde uzatmış. Hizmetkâr Abra kenarda bekleyen bir figür değil, işin tam içinde. Caravaggio'nun aynı konudaki tablosunda Judith kolları uzakta, yüzü tiksinmiş halde dururken Artemisia'nın Judith'i ne yaptığını biliyor.
%20by%20Artemisia%20Gentileschi-Uffizi.jpg?width=900)
Floransa: kapının açıldığı yer
1613'te Floransa'ya taşındı ve kariyerinin en hızlı yükseldiği dönemi orada yaşadı. Temmuz 1616'da Accademia delle Arti del Disegno'ya kabul edilen ilk kadın oldu. Michelangelo'nun torunu için Casa Buonarroti'nin tavanına "Eğilimin Alegorisi"ni yaptı, Medici çevresine iş üretti, Galileo ile yazıştı, kendi atölyesini kurdu ve kendi ücretini kendisi pazarlık etti.
Sonraki yıllarda Venedik, Napoli ve Londra'da çalıştı; babasıyla birlikte İngiltere kralı I. Charles için iş yaptı. Napoli'de öldü. Kesin tarih bilinmiyor, elimizdeki son mektubu 1654'e ait.
Kendini resmin yerine koymak
1638-39 dolaylarında yaptığı "Resim Sanatının Alegorisi Olarak Otoportre" küçük ama tuhaf bir iştir; bugün İngiliz Kraliyet Koleksiyonu'nda. Dönemin ikonografi el kitabına göre resim sanatı, yani La Pittura, dağınık saçlı, altın kolyeli, ağzı bağlı bir kadın olarak çizilirdi.
Erkek ressamlar bu alegoriyi resmedebilirdi ama kendileri olamazdı. Artemisia ikisini birden yaptı: aynı tuvalde hem resim sanatının kendisi hem de onu yapan kişi. Kolu havada, fırçası hazır, gözü tuvalinde. Bize bakmıyor bile.
%20-%20Artemisia%20Gentileschi.jpg?width=900)
Artemisia Gentileschi 20. yüzyılın ortasına kadar büyük ölçüde babasının gölgesinde kaldı; bazı tabloları doğrudan Orazio'ya atfedildi. Bugün atıflar düzeltiliyor, sergiler açılıyor, işleri rekor fiyatlara satılıyor. Yine de en iyi göründüğü yer hâlâ Uffizi'deki o oda: kolu gergin, ne yaptığını bilen bir kadının elindeki bıçak.