Yunan mitolojisinden Apollon ve Daphne’nin hikayesi birçok sanatçıya ilham olmuştur. Şüphesiz ki en bilinen ve en görkemli eserlerden birisi de Bernini’nin Apollon ve Daphne’sidir. Barok dönemin hareketli, dramatik ve güçlü figürlerinin etkisini gördüğümüz bu heykel 1625 yılında Bernini ve yardımcısı Giuliano Finelli tarafından tamamlanmıştır. 243 cm uzunluğundaki mermer heykel Roma’daki Galleria Borghese’de sergilenmektedir. [1] Apollon’un Daphne’yi yakalama anının betimlendiği eserde olayın yaşandığı anın hissi, figürler neredeyse harekete geçecekmiş görünümü verilerek etkileyici bir şekilde yansıtılmıştır. Daphne’nin yüzündeki endişe ve korku oldukça gerçekçidir. Daphne'nin defne ağacına dönüşümü; ağacın yapraklarının, dallarının ve gövdesinin Daphne'nin vücuduna uyumla karıştığı bu sahnede en ince detaylarına kadar tasvir edilmiştir.
Heykelin esin kaynağı olan hikaye şöyledir:
“Apollon güneşin, ışığın, şiirin, müziğin, okun ve, kehanetin tanrısıdır. Daphne ise nehir tanrısı Peneus’un kızı, bakirelik yemini etmiş bir su perisidir. Günlerden bir gün Apollon gökyüzünde gezerken kendisi gibi okçu olan aşk tanrısı Eros ile karşılaşır. Eros o sırada insanları aşık etmek için kullandığı ok ve yayı ile ilgilenmektedir. Yakın zamanda bir ejderha öldürmüş ve zaferinden dolayı kibirlenmiş olan Apollon Eros’u küçümseyen sözler söyler. Eros ise Apollon’a bir ders vermeye karar verir. Apollon bir gün ormanda yalnız başında dolaşmakta olan güzeller güzeli su perisi Daphne'yi görür. Tanrıçaları bile kıskandıran bir güzelliğe sahip olan su perisini seyretmeye başlar. İşte o sırada Eros iki ok hazırlar: Apollan’a bir ok fırlatıp, onu tam kalbinden vurarak Daphne’ye aşık olmasını sağlar. Diğer oku ise Daphne’ye fırlatarak onun aşk kapılarını sonsuza dek kapatır. Apollon Daphne’ye yaklaşır ama Daphne var gücüyle kaçmaya başlar. Apollon çaresizlik içinde Daphne’nin peşinden koşar. Artık daha fazla kaçamayacağını anlayan Daphne babası Peneus’a seslenir: “Beni yaralayan güzelliği yok et ya da hayatımı mahveden bedeni değiştir."[2] (Kimi kaynaklara göre ‘Ey toprak ana, beni ört beni sakla beni koru!’ diye yalvarır [3]) Babası onun yakarışına yanıt verir. Daphne’nin bedeni kabuk bağlar; saçları yapraklara; ince, narin kolları uzayıp dallara dönüşür.
Aşkını kalbinde taşımaya kararlı olan Apollon ise Daphne’yi onurlandırmak için şu sözleri söyler: “Madem gelinim olmayacaksın, öyleyse Defne ağacım olmalısın. Seninle saçlarım çelenklenecek, lirim sen, oklarım sen olacaksın. Neşeli sesler zaferlerini alkışladığında Romalı generallerin yanında olacaksın, Kapitol onların uzun alaylarına tanıklık edecek. Augustus'un kapısının önünde sadık bir gardiyan olup, meşeden yapılmış tacına göz kulak olacaksın. Ve tıpkı kesilmemiş saçlarımla hep genç kalan başım gibi, sen de ölmeyen yapraklarının güzelliğini giyeceksin.” [2]
Günümüzde zafer kazanmış Roma hükümdarlarının tasvir edildiği birçok sanat eserinde (öyle ki neredeyse Jul Sezar'la özdeşleşmiştir) ve çeşitli Apollon heykellerinde defne yapraklı tacı görürüz. [5]
Rivayet odur ki bu olayın yaşandığı yer, Antakya'nın defne ağaçlarıyla ünlü Harbiye bölgesidir. Harbiye’deki sayısız şelalenin de Defne’nin gözyaşları olduğuna inanılır.” [3,4]
Kaynaklar:
- https://en.m.wikipedia.org/wiki/Apollo_and_Daphne_(Bernini)
- Ovid (Kline) Metamorphoses https://www.theoi.com/Text/OvidMetamorphoses1.html#6
- https://www.antakyabakkali.com/daphne-apollon
- Antakya Atso Hatay Rehberi sy.68
- https://sanatkaravani.com/ruhu-heykele-donusturmek-lorenzo-bernini/