Şirin’e

            “Sevmeyi bilmiyorsan şayet neye yarar güneşin doğması ve batması.”

1949 yılında Beyrut’ta dünyaya gözlerini açan Amin Maalouf, 1993 yılında Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülüne layık görülmüştür. Eserlerini Fransızca yazan yazar, Fransa’da yaşamaktadır. Kitapları 40’tan fazla dile çevrilmiş ve birçok okura ulaşmıştır.
          

  "Hayat yangın gibidir. Yoldan geçenin unuttuğu alevler, rüzgârın önüne katıp savurduğu küller; işte, bir insan ömrü gelip geçmiştir."


            Maalouf’un ikinci kitabı olan Semerkant 1988 yılında yayımlanmıştır. Kitap dört kısım, iki farklı hikayeden oluşmaktadır. İlk hikayede Hayyam'ın Rubaiyat'ı yazma serüvenini, Hayyam ile Cihan arasında geçen aşkı, Hasan ve Nizamülmük’ün hayatlarını ve Hayyam’ın arkadaşı Hasan’a güvenmesini fakat Hasan’ın sürgün edilmesi ardından emelleri doğrultusunda farklı bir şekilde buradan kurtulup kaleye yerleşmesi anlatılan bu hikaye de Hasan’ın intikam ateşiyle nasıl yandığını okumaktayız. İkinci hikaye de ise bir Amerikalı olan Benjamin’in (ikinci ismi Omar yani Ömer’in İngilizce karşılığı) yazma için İran’a gelmesi, Şirin’e aşık olması ve kendini ait olmadığı olaylar içinde bulması anlatılıyor. Tarihi, Doğu’ya uyandıran hayranlığının ve dilinin güzelliği yanı sıra gerçek olanın madde de olmadığı beni içine alıyor. Bir kitabın, iki insan için aynı anlam ifade edebileceği, iki insan arasında seneler olmasına rağmen aynı duyguları hissedebileceğini okuma şansını elde ediyoruz. Bir kitabın insan için tercüme olabildiğine şahit oluyoruz. Şirin’e, Şirin’in cesaretine, Şirin’in aşkına tanık oluyoruz. Kitabın sonu benim için şaşırtıcı bir şekilde bitmiş olsa bile, hissetmiş olduğum çaresizliğin mutluluğunu sizlerle paylaşmak istiyorum.

              “-Gidiyorsun.
                -Evet ama başka türlü.
                -İnsan nasıl "başka türlü" gidebilirmiş?
                -Seninle birlikte gidiyorum.”

Doğu ve Batı’yı birleştiren bir roman Semerkant. Aşkı, aşkı aramayı, modernleşmeye çalışan İran’ı tanıma fırsatı buluyoruz. Ama en çok Hayyam’ı tanıma fırsatı için bu kitabı okumanızı öneriyorum. Bir gün bir başkasının hayatında Şirin olmanız dileğiyle…

         

“Bu dünyada nedir payıma düşen, hiç
           Nedir ömrümün kazancı felekten, hiç
           Bir sevinç mumuyum sönüversem hiç
           Bir kadehim, kırılsam ne kalır benden, hiç.”
                               Hayyam