Ölüm sadece başka bir yoldur, hepimizin aşması gereken
Gandalf
Kurgu sanatının en önemli unsurlarından biri olan arketip kavramının ne olduğu, hem nitelikli okurlar hem de sıradan okurlar tarafından pek bilinmediği ortadadır. Jung’ un psikoloji dünyasına kazandırdığı arketip terimi, psikoloji literatüründe, algılamamızı örgütleyen, bilinç içeriklerini düzenleyen, değiştiren ve geliştiren yapılar olarak tanımlanmaktadır. Jung’un arketipleri tanımlamak için esinlendiği, St. Augustinus’ un ideaeprincipales tanımı şudur: “Esas düşünceler, belli bazı biçimlerdir ya da şeylerin sabit ve değişmez nedenleridir. Bunlar oluşturulmazlar, sonsuza dek aynı şekilde devam ederler ve ilahi anlayış içinde kapsanmaktadırlar. Ve kendileri yok olmamalarına rağmen, var olabilen ve yok olabilen her şey bunların biçimlerine göre oluşur. Fakat deniyor ki ruh bunları göremez.” Buna göre “arketip” in, Platon’un “idea”sıyla eş anlamlı bir kavram olduğu da ifade edilmektedir.
Jung mitlerin arketiplerin temsilcileri olduğunu söylemiştir. Dolayısıyla mitlerde ve mitsel öykülerde gördüğümüz karakterlerin ve olay örgülerinin her birinin bir arketipe tekabül ettiğini söyleyebiliriz. Kurguya dayalı anlatı sanatlarındaki bütün karakterler kurgu dünyasının içindeki güçlerini işte bu arka planda yatan arketiplerden alırlar. Bir kurgu içindeki karakterler kendi ilk örneklerini ne derece yetkinlikle temsil ediyorlarsa o kurgunun karakter yönünden o derece başarılı bir anlatı olduğunu fark ederiz, tıpkı MarioPuzo’ nun ölümsüz eseri The Godfather(baba) da olduğu gibi. Anlatının muhatabı olan okurlar veya dinleyiciler arketipler hakkında büsbütün bilgisiz olsalar bile bilinçaltları tastamam farkındadır.
J.R.R Tolkien’in The Lord of the Rings (Yüzüklerin Efendisi) fantastik roman serisi, arketipsel olarak çölde bir vaha gibi karşımızda durmaktadır. Bu bağlamda hepimizin az çok bilgi sahibi olduğu bu serideki kilit karakterlerden biri olan Gandalf karakteri üzerinde duracağız.
Gandalf seride karşımıza “bilge büyücü” olarak çıkmaktadır. Ancak Gandalf’ ın kökenlerine indiğimizde tanıdık bir mitoloji karşımıza çıkmaktadır. İskandinav mitolojisinde Tanrı Odin’ in yeri büyüktür. Gandalf’ ın Tanrı Odin ile benzerlikler taşıdığı görülmektedir. Gandalf da Odin gibi uzun beyaz sakallı, asa taşıyan yaşlı bir adam olarak tasvir edilmiştir. Gandalf da tıpkı Odin gibi sıradan insanların anlayamadığı görevler uğruna “seyahat” ederler. Gandalf’ ın atı Shadowfax (gölge-yele) Orta Dünya’ nın en hızlı atıdır, Odin’ in sekiz bacaklı atı Sleipnir gibi. Yüzüklerin Efendisi serisinde Gandalf belirli bir görev için çağrı alan “seçilmiş kişi” motifini yansıtan karaktere yardım etmekle yükümlü ruhani lider rolünü üstlenmektedir. Onun görevi Frodo’ ya yolculuğu sırasında danışmanlık yapmaktır. Fakat Gandalf ’ ın bir görevi daha vardır: Taçsız krala tacını geri vermek. Sürgün edilmiş kralı ülkesine teslim etmeyi, koruyup kollamayı görev edinmiş bir yaşlı büyücüsü daha var tabii Britanya edebiyatında: Merlin.
Yüzüklerin Efendisi’ nde Gandalf, Carl Gustav Jung’ un ‘Yaşlı Bilge Adam’ (Wise Old Man) arketipi olarak adlandırdığı kahramana yol gösteren, yardım eden, onu eğiten, koruyup kollayan ‘Akıl Hocası’ arketipidir. Temel arketiplerden biri olan Yaşlı Bilge Adam, genellikle tanrısal bir bilgeliğe sahip olan ve manevi yönü güçlü biridir. Bu arketip mitoslarda, masallarda, hatta rüyalarda simyacı, büyücü, doktor, din adamı, evliya, baba ya da otoriter bir figür olarak görülür. Kahramanda örtülü olarak var olan üstün nitelikleri, yüce değerleri ortaya çıkartacak olan akıl hocasının varlığı, kahramanın daha yüksek bir bilinç durumuna erişebileceğinin göstergesidir.
Gandalf’ ın Balrog ile mücadelesinde bir elinde asa/ilim sembolü bulunurken diğer elinde kılıç/savaş sembolü bulunur. Bu durum bilge ve savaşçı arketiplerinin şahsında birleşmesi manasına gelir. Türkler, tarihlerinde “alperen” kavramı ile bu arketipin manasını canlandırmışlar; arkasında yatan hakikat ile ilgilerini ortaya koymuşlardır. “Alp” savaşçıdır, “Eren” ise hakikate bakan yönü ile alimdir/ariftir. “Alperen”, “bilge” ve “savaşçı” arketiplerinin hakikatli bir temsilidir. İslam Tarihi’ nde bu ve benzer kavram ve karakterlerin ortaya çıkışına en fazla ilham veren ise şüphesiz Hz. Ali’ dir. Hz. Ali, Hz.Muhammed (sav) tarafından “İlmin Kapısı” olarak anılmış ve diğer yandan Zülfikar’ ın sahibi bir yiğit olarak taçlandırılmıştır.
Gandalf ayrıca ‘Haberci’ arketipine güzel bir örnektir. Haberci arketipinin işlevi, kahramanı serüvene çağırmak, yolculuğa çıkmasına neden olacak çağrıyı yapmaktır. Genellikle öykünün ilk bölümünde kahraman, durağan bir yaşam içinde kısılıp kalmış olarak gösterilir. Ancak aniden habercinin gelmesiyle öykü hareket kazanır ve kahramanın günlük yaşantısı bir anda değişir, serüven başlamak üzeredir.
Görüldüğü üzere bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde birçok arketipsel unsur Tolkien’ in bu kıymetli eserinde bizlere yansıtılmıştır. Sanatın her alanında olduğu gibi edebiyatta da bu ve benzeri unsurlar eserlerin değerine değer katmıştır. Gelecek yazılarda görüşmek üzere…
Kaynakça
Oruçoğlu, Sevgihan: Dünya Gözüyle Yüzüklerin Efendisi, Sinefil Dergisi, Boğaziçi Üniversitesi
Matbaası, İstanbul, 9.12.2012
Tecimer, Ömer: Sinema: Modern Mitoloji, PLAN B Yayınları, İstanbul, 2005.
Rycroft, Charles: Psikanaliz Sözlüğü, arketip maddesi, Çev. Sağman Kayatekin, Ara Yayıncılık,
İstanbul, 1989.
Jung, Carl Gustav: Dört Arketip, Çev. Zehra Aksu Yılmazer, İstanbul, Metis Yayınları, 2001.
Fordham, Frieda: Jung Psikolojisinin Ana Hatları, Çev. Aslan Yalçıner, İstanbul, Say
Yayınları, 2015.
Bozkurt, Ahmet Mesut: "Tolkien ve Mythopoeia", (Çevrimiçi), http://sutubogda.com/tolkien-
ve-mythopoeia/, 4 OCAK 2016.