Sözlük anlamıyla bize tekinsizliği ve kararsızlığı çağrıştıran Fantastique (fantastik) kelimesi, modern edebiyatta bütünüyle farklı bir çağrışımla karşımıza çıkmaktadır. Edebî nevilerden biri olan roman, Avrupa’da ortaya çıktığı ve tüm dünyaya yayıldığı tarihten itibaren siyasi, tarihî, kültürel, edebî anlamdaki değişimler, çalkantılar ve gelişmelerden etkilenmiş, kendisini sürekli yenilemiştir. Romanın değişiminde etkili olan en önemli unsurlardan biri ise akımlardır. Her Batılı edebî akım, devirden devire romanın formunda küçük veya büyük esnemelere sebep olmuş ve 18-19. yüzyıl romanı ile günümüz romanı arasında önemli farklılaşmalar meydana getirmiştir. Bu süre zarfında roman, kendi içerisinde psikolojik roman, tarihî roman, aşk romanı, gotik roman, bilim kurgu romanı, fantastik roman gibi çeşitli türlere ayrılmıştır. Çünkü türler, metni anlamada pratik fayda sağlar ve onlar bir eserin edebiyat evrenine bağlanmasını sağlayan iplerdir. "Fantastik Roman” konusuna geçmeden önce “fantastik” kelimesinin tarih boyunca hangi anlamlara geldiği, nasıl kullanıldığı ve yorumlandığı, neyi anlattığı, ne ile ilgili olduğunu anlamak gerekir.

"Fantastique" Kelimesinin Anlamı ve Bir Edebî Türe Ad Olması

Jean-Luc Steinmetz’ e göre dil, çoğunlukla, gönderge kesinlikten uzak bir tahmin olarak belirdiği için ve bu ölçüde, okuyucunun anlatımını yaklaşık olarak sezmekle birlikte tam kestiremediği sözcüklerle doludur. Bu nedenle -ve 1919’dan itibaren Freud’un söylediği gibi- günlük hayatta kullanılan “fantastik”i kurmaca yapıtlardaki “fantastik”ten ayırt etmek yerinde olacaktır. Sözcük Latince bir sıfat olan fantasticum yoluyla Yunanca bir fiile kadar uzanıyor; phantasein: “görünür kılmak”, “gibi görünmek”, aynı zamanda da olağanüstü olaylar söz konusu olduğunda “kendini göstermek”, “görünmek”. Phantasia bir hayaldir, tıpkı hortlak, hayalet anlamına gelen phantasma gibi.
Fantastik üzerine yazılan ve günümüzde de geçerliliğini koruyan Fantastik: Edebî Türe Yapısal Bir Yaklaşım adlı çalışma Tzvetan Todorov tarafından kaleme alınmıştır.Todorov, Jacques Cazotte’un Le Diable Amoureux (Âşık Şeytan), Jean Potoki’nin Manuscrit Trouvé a Saragosse (Saragosa’da Bulunan El Yazmaları) adlı eserleri inceleyerek bir eserin fantastik sayılabilmesi için taşıması gereken özellikleri bazı kriterler çerçevesinde belirlemiştir.

Jacques Cazotte’un Le Diable Amoureux adlı eserinde başkahraman Alvare, bir aydır kadın cinsiyetinde ve kötü bir ruh olduğuna inandığı bir varlıkla yaşamını sürdürmektedir. Alvare yaşadıkları karşısında kararsız kalır, başına gelenin doğru, çevresinde olanların gerçek ya da bir yanılsama olup olmadığının muhasebesini yapar.Eserin sonuna kadar bu karmaşa sürer. Karmaşayla birlikte gelen kararsızlığı Alvare ile birlikte okur da yaşar. Gerçeklik mi hayal mi? Gerçek mi düş mü? Gerçek mi yanılsama mı? Todorov bu sorularla fantastiğin merkezine yaklaştığımızı söyler. "Fantastik bu karasızlık süresinde yer alır. Yanıtlardan herhangi birini seçtiğimiz anda fantastikten uzaklaşarak komşu bir alana ya tekinsiz ya da olağanüstü türlerin alanına girmiş oluruz. Fantastik kendi doğal yasalarından başka yasa tanımayan bir öznenin görünüşte doğaüstü bir olay karşısında yaşadığı kararsızlıktır."

Todorov’un bu tanımlama çabaları sonucunda edebî bir tür olarak “fantastik” olgusunu kavramamızın yanı sıra, fantastik romanı iki ana türe ayırabiliriz:

  • Birinci Tür Fantastik Romanlar: Romanın genelinde gerçek dünyanın içinde gerçeküstü unsurlara yer vererek okuyucuyu şaşırtmayı, tedirgin etmeyi, tereddütte bırakmayı, kararsız kılmayı, kafasını karıştırmayı hatta eğlendirmeyi amaçlayan romanlar. Jean Potoki’nin Manuscrit Trouvé a Saragosse (Saragosa’da Bulunan El Yazmaları)’sı gibi.
  • İkinci Tür Fantastik Romanlar: ?!

Peki, ikinci tür Fantastik Romanlar da neyin nesi? İşte burada günümüzdeki "Modern Fantastik Edebiyat" kavramı karşımıza çıkıyor.
Günümüz modern fantastik edebiyatı bilindiği üzere Todorov'un tanımadığı şekilde kararsızlık- hayal-gerçek-yanılsama olgularıyla oluşmamaktadır. Fantastik edebiyatla ilgili düşüncelerini sıkça dile getiren Ursula K. Le Guin “Bilimkurgu ve Bayan Brown” başlıklı yazısında “Gerçek bir fantezinin halk hikâyesi, peri masalı ve efsanenin modern uygulaması” olduğunu söyler. Bugün karşımıza çıkan ve okuyucuya gerçek olanın, bilinenin dışında coğrafyalar, ırklar, hayatlar sunmayı amaçlayan romanları ikinci tür fantastik romanlar kategorisine dahil etmeliyiz. J.R.R. Tolkien The Lord of the Rings (Yüzüklerin Efendisi) ve HobbitGeorge R. R. Martin Game of Thrones (Taht Oyunları), J.K. Rowling Harry Potter, Patrick Rothfuss Kral Katili Güncesi, Frank Herbert Dune, Ursula K. Le Guin Yerdeniz Büyücüsü gibi modern zamanda zuhur etmiş ve amacı kararsızlık yaratmak yerine okuyucuya alternatif dünyalar sunmak olan bu gibi eserler günümüz modern fantastik edebiyatını oluşturmaktadır.
O halde artık fantastik edebiyatı iki ana türe ayırabiliriz:

  • Birinci Tür Fantastik Romanlar: Romanın genelinde gerçek dünyanın içinde gerçeküstü unsurlara yer vererek okuyucuyu şaşırtmayı, tedirgin etmeyi, tereddütte bırakmayı, kararsız kılmayı, kafasını karıştırmayı hatta eğlendirmeyi amaçlayan romanlar. Jean Potoki’nin Manuscrit Trouvé a Saragosse (Saragosa’da Bulunan El Yazmaları)’sı gibi.
  • İkinci Tür Fantastik Romanlar: Okuyucuya gerçek olanın, bilinenin dışında coğrafyalar, ırklar, hayatlar vb. sunmayı amaçlayan romanlar. J.R.R. Tolkien’in The Lord of the Rings (Yüzüklerin Efendisi), J.K Rowling'in Harry Potter'ı, George R. R. Martin'in Taht Oyunları gibi.
https://www.youtube.com/watch?v=bWdxjIgV3R8
Yüzüklerin Efendisi serisi ile bildiğimiz, Orta Dünya'nın yaratıcısı, fantastik edebiyatın öncülerinden J.R.R. Tolkien, 1968'de BBC'ye verdiği röportajda kurduğu mitolojiden bahsederek, bu mitolojide tanrılar dahil herkesin hata yaptığını belirtiyor ve Elfler hakkında bazı ayrıntılar vererek, Cüceler'in kökeni hakkında bir parça gizem yaratmak istiyor. Konuşmasının sonunda ise "İnsan, en nihayetinde sadece insandır." demekten de geri kalmıyor.

Sonuç

Edebî nevilerden biri olan roman; kültürel, felsefi, siyasi, ideolojik akımlardan, modalardan etkilenerek ve etkilenmeye devam ederek değişimini/gelişimini sürdürmektedir. Roman türünün bu gelişimi arttıkça, romanların motiflerinde çeşitlenmeler kendini göstermeye başlamıştı. Önceleri fantastik edebiyat kavramı, gerçek dünyanın içinde gerçeküstü unsurlara yer vererek okuyucuyu şaşırtmayı amaçlarken modern zamanlardan sonra, okuyucuyu gerçek olanın dışındaki coğrafyalar, ırklar vb. yeni olgularla buluşturmayı amaçlayan yeni haline ulaşmıştır. Önceleri olağanüstü unsurlar taşıyan motifler küçük görülmüş ve çocuk edebiyatından öteye ulaşamamıştı. Daha sonraları tüm dünyada ve akabinde Türk edebiyatında görülen, romanlardaki fantastik motiflerin sayısındaki artış “popüler kültür”ün ürünleri olarak görülmüş ve yeterli saygıya mazhar olamamıştır. İlk olarak 21 Eylül 1937 tarihinde J.R.R Tolkien’in Hobbit fantastik romanının basılması ardından da 29 Temmuz 1954 tarihinde The Lord of the Rings (Yüzüklerin Efendisi) fantastik roman serisinin basılmasıyla dünyayı etkisi altına alan fantastik roman, 21. yüzyılda özellikle J.R.R.Tolkien’in The Lord of the Rings, J.K. Rowling’in Harry Potter ve George R. R. Martin'in A Song of Fire and Ice fantastik roman serilerinin beyaz perdeye aktarılmasıyla hem yazar hem de okur açısından geç de olsa hak ettiği yeri kazanmıştır.
Soru, öneri ve fikirlerinizi yorumlarda belirtmeyi unutmayın; yeni yazılarda görüşmek üzere.

Kaynakça

  • Hıncal, Emre: T.C. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Yeni Türk Edebiyatı Bilim Dalı, Yüzüklerin Efendisi ve Perg Efsaneleri Fantastik Roman Serilerindeki Arketipsel Unsurlar, 2018
  • Le Guin, Ursula Kroeber: “Bilimkurgu ve Bayan Brown”, Kadınlar Rüyalar Ejderhalar, Metis Yayınları
  • Özlük, Nuran: T.C. İstanbul Üniversitesi Yeni Türk Edebiyatı Bilim Dalı Doktora Tezi, Türk Edebiyatında Fantastik Roman, 2010
  • Öztokat, Nedret: “Fantastiği Tanımlamak: Bir Tema Üzerine Çeşitlemeler”, Yazında ve Çeviride Fantastik
  • Parla, Jale: Don Kişot’tan Bugüne Roman
  • Steinmetz, Jean-Luc: Fantastik Edebiyat, Dost Kitabevi
  • Todorov, Tzvetan: Fantastik: Edebi Türe Yapısal Bir Yaklaşım, Metis Yayınları