Kahve denildiğinde akla hemen o mis gibi kokusu, sabahları canlandıran etkisi ve keyifli sohbetlere eşlik edişi gelir. Bu keyfin ardında ise kahveyi sanata dönüştüren usta eller var: Baristalar. Onlar, kahveyi bir içecekten çok daha fazlası haline getirip her fincanda adeta bir hikâye yazıyorlar. Türkiye’de bu işi tutkuyla yapan isimlerden biri de Yunus Çakmak. Yirmi yılı aşkın süredir kahve sektörünün içinde olan Çakmak’la, baristalık serüvenini, mesleğin inceliklerini ve kahveye olan bakış açısını konuştuk. Hazırsanız, bir fincan kahve eşliğinde bu keyifli sohbete başlayalım.
Keyifli okumalar dilerim…☕✨
Kahveyle ilk tanıştığınız anı hatırlıyor musunuz? Bu yolculuk nasıl başladı, bize biraz anlatır mısınız?
İlk olarak kahveyle tanışıklığım, bu işe olan tutkumu keşfetmemle başladı. Kendi kahvemi yetiştirip, kendi proseslerimi oluşturmak gibi bir hayalim vardı ve çok şükür ki bunu başardım. Bu süreç boyunca fark ettim ki kahve dünyası sürekli yenilik gerektiriyor. Avrupa’nın çeşitli yerlerine gidip dünyanın en iyi eğitmenlerinden öğrenmeye devam ettim ve bu öğrenme sürecim halen sürmekte. Kahveyle ilgili her şeyi bildiğimi asla iddia etmiyorum, çünkü bu sektörde sürekli gelişim var.
Barista olabilmek için kişilerin hangi aşamalardan geçmesi gerekir ve bu mesleğin zor yönleri sizce nelerdir?
Barista olabilmek için bilgi birikimi ve pratik deneyimi birleştirmek gerekiyor. Ancak meslek sadece kahve yapmaktan ibaret değil; hızlı bir tempoda çalışabilme, yoğun müşteri etkileşimleri ve teknik bilgiye sahip olma da önemli. Zorlu yanlarından biri, işyeri sahiplerinin genelde ekipmana ve kahve kalitesine yeterince önem vermemesidir. Bu durum, baristaların potansiyellerini tam anlamıyla kullanmasını zorlaştırabiliyor.
Gözlemlerime göre, bu alanda başarılı olabilmek için sadece teknik bilgi değil, aynı zamanda tutku ve sabır da büyük önem taşıyor. Peki, nitelikli bir barista olabilmek için hangi beceriler ve özellikler ön planda olmalı? Kendini bu alanda geliştirmek isteyen biri sizce nasıl bir yol izlemeli?
Nitelikli bir barista olmak isteyenler her şeyden önce temel kahve bilgisini çok iyi öğrenmeli. Daha sonra farklı kahve türlerini tatmalı, kahve yapımındaki detaylara dikkat etmelidir. Eğitim şart. Sertifikasyon programlarına katılıp düzgün bir altyapı oluşturmalılar. Ayrıca, yenilikleri takip etmek bu sektörde hayati bir gereklilik.
Ülkemizde kahve sektörü son yıllarda ciddi bir gelişim gösterdi ve kahveye olan ilgi de giderek arttı. Peki, sizin kahve sektörü hakkındaki düşünceleriniz nedir, sizce geliştirilmesi gereken yönler var mı?
Evet, kahve sektörü ülkemizde son yıllarda çok büyük bir gelişme kaydetti. Ancak, halen iyileştirilmesi gereken alanlar var. En önemli sorunlardan biri, işletmelerin ekipman ve kahve kalitesine gereken özeni göstermemesi. Avrupa’daki kahvecilerle karşılaştırdığımda, onların kahveye yaptıkları yatırımın bizim sektörün çok ötesinde olduğunu görüyorum. Bu alanda daha bilinçli yatırımlar yapılmalı.
İyi bir kahveyi nasıl anlayabilirsiniz?
İyi bir kahvenin taze olması gerekir. Ancak bu yeterli değildir; kahvenin çeşitlerini ve işlenme yöntemlerini incelemek önemlidir. Her kahveye saygı duymak gerekir, çünkü her tür kendi özelliklerini taşır. Ancak, çok özenle işlenmiş ve doğru şekilde hazırlanmış kahveler, kaliteyi anlamanızda yol gösterici olabilir.
Hollanda Barista Şampiyonası’nda ilk Türk jüri üyesi olarak yer aldınız ve bu sayede de Türkiye’yi temsil ettiniz. Bu sizde nasıl bir his uyandırdı, o süreci ve hissettiklerinizi bizimle paylaşabilir misiniz?
Türkiye’yi bu alanda temsil etmek benim için büyük bir gururdu. Bu süreç benim için sadece bir deneyim değil, ülkemizdeki kahve kültürünü daha ileriye taşıma adına önemli bir fırsattı. Hollanda’daki şampiyonada bir jüri olarak, kahvenin farklı boyutlarını daha derinden anlama şansı elde ettim. Çok büyük bir sorumluluktu ama aynı zamanda tatmin ediciydi.
Barista şampiyonaları nasıl geçiyor, bu meşakkatli süreçte baristalardan beklenen tam olarak nedir ve yarışma içerisinde oluşabilecek riskler nelerdir?
Barista şampiyonaları, katılımcılardan hem teknik bilgi hem de yarışma formatına uygun bir sunum becerisi bekliyor. Yarışmacılar kahve yapımından sunuma kadar her aşamada değerlendirilir. Bu süreçte en büyük risklerden biri, yoğun stres altında hata yapma ihtimalidir. Teknik bilgi kadar, psikolojik dayanıklılık da büyük önem taşır.
Eğitmenlik fikri aklınıza ilk kez ne zaman geldi ve kurslarınızın işleyiş süreci nasıl geçiyor?
Eğitmenlik fikri ilk defa eğitim verdiğimde aklıma geldi. İlk eğitimimden sonra fark ettim ki bu alanda çok şey bilmediğimi sanıyormuşum. Bu beni daha çok öğrenmeye ve başkalarına öğretmeye teşvîk etti. Şu anda dünya kahve federasyonu yetkilendirilmiş bir eğitmen olarak çalışıyorum. Eğitimlerimiz çeşitli modüllere ayrılıyor: Barista, demleme, kahve kavurma, yeşil çekirdek tadımı ve kahveye giriş. Eğitim sonunda sertifika almak isteyenler hem benim hem de uluslararası bir sınavı başarıyla tamamlamalı.
Baristaların en sık kullandığı ekipmanlar nelerdir ve bu ekipmanları kullanırken dikkat edilmesi gereken detaylar nelerdir?
Baristaların en çok kullandığı ekipmanlar espresso makinası, espresso değirmeni ve filtre kahve değirmenidir. Ancak, kaliteli ekipman kullanımı hayati önem taşır. Bu ekipmanları kullanırken doğru ayarların yapılması ve düzenli bakımının sağlanması gerekir. Maalesef, işletmeler genellikle ekipman kalitesine yeterince önem vermiyor, bu da kahve kalitesini olumsuz etkiliyor.
Diğer yazılar için ana sayfamızı ziyaret etmeyi unutmayın!