Yunanca mythos ve logos kelimelerinden ortaya çıkan mitoloji; mythos ile masal, öykü ve efsane anlamlarını içerir,  logos ise söz ve bilim anlamlarını taşır. Bu her iki kelimenin anlam birlikteliğinden yola çıkılacak olursa mitoloji, mitleri tüm yönüyle araştırmayı konu edinen diğer kültürlerin mitleri ile kıyaslayarak yorumlarda ve belli çıkarımlarda bulunan bir disiplindir.

Mitolojinin araştırma konusu olan mitler, antik çağlardan günümüze kadar merak edilen ve tartışılan bir anlam dizgesine sahiptir. Mitler, ilksel düşünce biçimleri olarak da adlandırılabilir. Tarihsel dönemlere ait ideolojiyi, simgesel anlatımları ile aktaran mitler, günümüze ışık tutan yapısıyla aslında önemli belgeler niteliğindedir. Daha net bir ifadeyle insanın en derin metafizik sezgilerinin geleneksel aracıdır.

Mitler konuları bakımından çeşitli şekillerde sınıflandırılırlar;

Eskatoloji,  dünyanın ve insanın geleceğini veya sonunu konu edinin mitlerdir. Eskatolojide önem arz eden şeyler evrenin ve yaşamın sonunda insanlarda yeşeren inançların mitsel yönüdür. Yani sadece dünyanın sonunu da vurgulamaz. Sona ait bütün oluşumları ve olayları da kendi içerisine alır. Buna bir örnek olarak Tufan mitleri verilebilir. Kozmogoni, Evrenin kökeni ve nasıl oluştuğunu anlatan mitlerdir.  Kainatın; yumurtadan, sudan, kaostan ve Tanrı'nın vücudundan oluşabileceğini söyler. Bunların ortak noktası ise mutlak bir gücün varlığı ve takdiridir. Kozmogoniye ‘Babil Kulesi’ örnek olarak verilebilir. Babil Kozmogonisine göre yaratılış destanı tabletlerinde yer alan bilgilerde, dünya henüz var olmadan önce sulu bir kaostan bahsedilir. Yeryüzünün ve gökyüzünün oluşmadığı bu dönemlerde tatlı suların ve denizlerin tanrıçası ilksel varlık olan Apsu’dan söz edilir. 

Teogoni, Tanrıların nereden geldiğini anlatan mitlerdir. İnsanların nereden geldiğini ya da nasıl oluştuğunu anlatanlar mitler ise antropogoni’dir.

Mitlerin özelliklerine daha derinden bakacak olursak;  mitler yaradılışa ilişkin olan şeylerdir diyebiliriz. Yani tanrısal ve olağanüstü varlıkların eylemlerinin bir öyküsüdür. Bir şeyin nasıl hayat bulduğu ile başlayarak toplumsal yapının nasıl oluştuğuna kadar inebilir. Miti tanımak ile şeylerin anlamsal ve kavramsal kökenine inilmiş olunur. Mitler toplumsal hayatta semboller ile de ifade edilebilir. Bu semboller aracılığıyla tarihsel bilgi aktarımı sağlanır. O dönenim izleri günümüze taşınır. Mitler ortaya çıktıkları kültürlerde sorgulanmaksızın gerçek hikâyeler olarak kabul edilir. Kişiler mit bilgisine sahip olursa nesnelerin kökenleri hakkında fikir edinebilirler. Bu nedenle nesneler üzerinde hâkimiyet kurarak onları yönlendirmeyi de başarabilirler. Böylece mitler insanlara özgü anlamlı eylemlerin örnek modellerini oluştururlar.

Arkaik dönemlerde mitler, inanç sistemlerinin oluşmasında oldukça etkili bir rol oynamıştır.  Bu sebeple inanılırlık ve kutsallık önemli özellikleri arasındadır. Mitlerin günümüzde de etkisinin görülmesinin ardında geçmişteki uygarlıkların temel duygu ve düşüncesini ifade etmesindeki başarısında gizlidir.   Mitler bir toplumun kadim hafızası oldukları için hiçbir zaman unutulmazlar. Gündelik hayatta hala yaşam biçimlerimizin içine yerleştirilmiştir ve bir şekilde karşımıza çıkmaktadırlar. Bu karşılaşmalar daha çok mezarlarda, yazılı kaynaklarda, şehir yapılarında görülür. Örneğin; lahitin dört tarafının eroslarla tasvir edilmesi... Lahit; Antik Çağ'da ölen insanların muhafaza edildikleri taştan oyulmuş olan sandık şeklindeki mezarlardır. Günümüzde ise bazı devlet büyüklerinin mezarlarında görülür. Antik dönemde mısırda mumyalanan kişiler lahitlerin içine konulurdu ve ölen kişinin lahite kabartma heykeli yapılırdı. Diğer bir örnek ise yazılı kaynaklarda yer alan unutulmaz eserler: Aiskhylos Zincire Vurulmuş Prometheus, Antigone – Sophokles, Kral Oidipus – Sophokles, Medea – Euripides, Elektra – Sophokles’tir. Bu eserler geçmişten günümüze yüzyıllar boyunca yaşamış olan kültürleri, inanışları, düşünüş biçimlerini taşırlar ve bugünde var olmasını sağlarlar.

Lahit ve Eros:

Aiskhylos Zincire Vurulmuş Prometheus : Aiskhylos eseri olan Zincire Vurulmuş Prometheus'da var olan düzene karşı bir başkaldırı hikayesi görmekteyiz. Tragedyanın kahramanı olan ve Yunan mitolojisinde insan ırkının yaratıcısı olarak da bilinen Prometheus, Olympos tanrılarına karşı çıkarak ateşi onlardan çalıp insanlara vermiştir. Tanrıların kurmuş olduğu düzene karşı gelen Prometheus’un cezası zincire vurulmak olmuştur.

Antigone – Sophokles : Antik dönemde oyun yazarı olarak bilinen Sofokles M.Ö. 440 yıllarında Antigone adlı eseri yazarak tek perdelik Tragedya'yı sanat dünyasına kazandırmıştır. Tragedya’nın kahramanı olan Antigone, bireysel özgürlük inancıyla devletin otoritesine bir başkaldırı da bulunur.

Kral Oidipus – Sophokles : Sophokles tarafından yazılan ve trajedi türünün en bilindik eserlerinden olan Kral Oidipus kendi kaderinden kaçmaya çalışan kişilerin en büyük temsilcisi olarak görülmektedir. Apollo tarafından lanetlenmiş olan Oidipus’un kaderinde, babasını öldürerek annesiyle evlenmek vardır. Bu konu üzerine kurgulanan hikaye günümüzde 'Oedipus kompleksi' olarak da bilinmektedir.

Medea – Euripides : Euripides tarafından yazılan Medea eseri de büyük bir trajedi hikâyesidir. Medea’yı aldatan kocası Lason, bir başka kadınla evlenerek iktidarını sağlamlaştırır. İhanete uğrayan ve her şeyini kaybeten Medea ise kocasından intikam alabilmek için çocuklarını öldürerek düzen yıkıcı bir figür olarak betimlenir. Bu durum psikolojide 'Medea kompleksi' olarak da yer almaktadır.

Elektra – Sophokles : Elektra, Sophokles tarafından yazılmıştır.  Elektra’nın annesi Klytaimestra, sevgilisine kaçabilmek için eşi Agamemnon'u öldürür. Babasının annesi tarafından öldürülmesiyle intikam duygusu ile yanıp tutuşan Elektra sürekli ağlamaya başlar. Günümüzde de bu durum 'Elektra Sendromu' olarak adlandırılmaktadır.

Kurgusal edebi metinler haricinde ülkemizde, mitolojik şehir yapıtları arasında yer alan İzmir- Selçuk Efes’te bulunan Nike heykeli önemli eserlerden birisidir. Nike, Yunan mitolojisinde yer alan zafer tanrıçasıdır.

Sonuç itibariyle her bir mitolojik eser, farklı bir hikayeyi anlatarak insan denen canlının duygu dünyasının geçmişten günümüze kadar olan serüvenini tarihin tozlu sayfalarına not ederek günümüzün duygusal ve mantıksal bir takım noktalarına asrın ışığıyla yön vermeye devam etmektedir...

Diğer yazılar için ana sayfamızı ziyaret etmeyi unutmayın!

Kaynakça: https://www.xn--kltrsanattv-thbc.com/mit-kavrami-uzerine