Paris’te bulunan Palais Garnier diğer adı ile Académie Nationale de Musique ya da Opera Garnier, kendi dönemi de olmak üzere Barok tarzında ve Eklektik mimariyi temsil eden en önemli eserlerden biridir. 14 Ocak 1858 tarihinde dönemin Fransa Cumhurbaşkanı III. Napolyon ve eşine İtalyan anarşistler tarafından şuan ki opera binasının yakınında buluna bir başka opera binasında suikast düzenlenir. Şans eseri III. Napolyon ve eşi bu suikasttan yara almadan kurtulurlar. Ancak 8 ölü ve 150 yaralı bu suikasttan zarar görürler. Bu olaydan sonra III. Napolyon eski binanın yıkılıp yerine yeni bir bina yapılmasını ister. Bunun içinde bir yarışma düzenlenir. Yarışmaya yaklaşık 200 mimar tasarımları ile katılır.
Ayrıca bu tasarımların özetleyen bir slogan olması gerekiyordu. Yarışmanın birinci aşamasında ilk beşe giren Charles Garnier ‘in sloganı ise İtalyan şair Torquato Tasso’nun “fazlasını arzula, azı için umutlan” gibi çevrilebilecek dizesi ile özetliyordu. Daha sonra yarışmanın ikinci aşamasında daha kapsamlı bir tasarım ile katılarak birinci oluyordu. Genç mimarın ilk eseri olan bu tasarım gerçekten de dönemin ihtişamını ve tarzını oldukça iyi yansıtabilmiştir.
Palais Garnier sahip olduğu dış görünümü kadar iç görünümü ile ünlüdür. Yaklaşık 2000 kişilik kapasiteye sahip gösterişli mekanda büyük merdiven, büyük fuayeyi kapsayan mozaik kubbeli tavan resimleri ve tavanı, ünlü Yahudi asıllı ressam Marc Chagall tarafından 1964 yılında yapılmıştır. Bu tavanda 9 bestekar ve eserlerini anlatan figürler bulunmaktadır. Tavanın tasarımında temel olarak ilham alınan eserler; Mozart’ın sihirli flütü, Wagner’den Tristan ve Yseult, Berlioz’dan Roméo ve Juliette, Debussy’den Pelleas ve Melisandre, Ravel’den Daphnis ve Chloe, Stravinsky’nin ateş ve kuşu, Çaykovski’nin kuğu gölü balesi, Adam’ın Giselle’i, Moussorgski’den Boris Goudounov dur.
Ayrıca yapının alt kısmında kalan, inşaat süresinin uzun sürmesinden dolayı ( yaklaşık 15 yıl sürmüştür) küçük bir göl yer almaktadır. Bu göl aynı zamanda Gaston Leroux’un yazdığı o Opereda’ki Hayalet eserinin ilham kaynağıdır. Ünlü ‘Operadaki Hayalet’ hikayesi de yapının en altında bulunan yapay gölde başlamaktadır. “Opera Binasındaki gölde yaşayan hayalet, koroda buluna Christine’e herkesten gizli ses dersleri verir ve Christine bu sayede harika bir soprano olur. Ancak hayalet Christine’e aşık olmuştur ve Opera Binası'nda görülmeye başlar.” Böylece dünyanın en ünlü hikayelerinden biri de ortaya çıkmış olur.