Bilim, hepimizin dilinden bir türlü atamadığı "bilim adamı" ismiyle dünyada yerini almıştır. Elbette kadın haklarının geç verilmesi, kadınların bilim yerine başka alanlardaki başarıları erkek egemen bir bilimin ilerlemesine ve kadın erkek fark etmeksizin bugün bile "bilim adamı" sıfatıyla anılmalarına yol açmıştır.

Psikoloji bilimi, diğer bilimler gibi erkek egemen bir bilim olarak ilerlemiş olsa bile "bilim insanı" olan kadınlarımızın başarıları sayesinde adından söz ettiren ve adeta meydan okuyan eleştirileri ile varlıklarını kanıtlamışlardır.

KAREN HORNEY

Almanya'da dünyaya gelen Horney, erkek egemen bir ailede doğdu. Babası erkeklerin üstün olduğuna inanan bir gemi kaptanıydı. Annesi ise genç ve güzel bir kadındı. Kendini beğenmeyen Horney okul yıllarını şöyle anlatır "güzel değildim, akıllı olmayı seçtim". Okul yıllarındaki başarılarını, fiziksel olarak kendini beğenmeyişine borçlu olduğunu söyler. Fakat bu sadece okulda başarıyı getirir, aile içinde durumlar tam tersi ilerler. Babası onun zekasını küçümser, annesi ise abisini daha çok sever. Bu aşağılanma duyguları onun ailesine karşı çıkmasına ve babasının avukat olmasını istemesine karşı tıp eğitimi almasına neden olur. Tüm bu aşağılanmalara rağmen üstün başarıları sayesinde okulu derece ile bitirir.

Ergenlikte insan ne kadar fikirlerine değer verirse versin bedenine göre karar verir. Bir ergene yapılan şiddet çok sarsıcı olabilir. Öyle ki ergen için bedenine karşı söylenen bir söz hatta bir bakış bile kendini kötü hissetmesine neden olabilmektedir. Dış görünüşünü beğenmeyen Horney'in bu durumu ileride ortaya atacağı "nevrotik ihtiyaçlar" teorisine adeta ışık tutacaktır. Günümüzde hâlâ kadınlara karşı yapılan beden dayatmaları devam etmektedir fakat herkes bunun altından kalkacak kadar güçlü değildir.

RAHİM ÖZENTİSİ

Freud, psikoseksüel gelişim dönemlerine ayırdığı çocukluk dönemlerimizden fallik dönemde kız çocuklarının "penise imrenme" diye tabir ettiği bir süreçten bahseder. Hatta bu görüşünü Antik Yunan mitolojisinden Kral Laios ile Kraliçe İokaste'nin oğulları olan Oedipus ile adlandırır. Erkek çocuk anneye karşı, kız çocuk ise penise imrendiği fakat kendisinde penis olmadığı için babasına karşı arzu duyar. İşte bu penise imrenme tabiri Horney için kabul edilemezdir, Freud'un kuramına ne kadar bağlı olsa da karşı çıkar. Karşıt tezini rahim özentisi adında ortaya atar.

Erkeklerin rahim özentisi ile kadınlara imrendiklerini ve böyle motive olduklarını dile getirir. Daha da ileri gider Horney ve erkeklerin kızgınlık, bilinçsiz olarak kadınları hor görmeleri, küçümseme davranışında bulunmalarının altında yatan sebebi buna yorar.

Erkekler, kadınlarla eşit haklara sahip olmamalarının ve kadınların toplumda haklarını en aza indirmelerinin sebebinin kendi üstünlüklerinin tehlikeye girmesine bağlı olduğunu söyler.

Freud'un kuramı o dönemlerde çevresinde birçok doktoru çevresinde toplamıştır fakat Karen Horney bir kadın olarak Freud'un kutsanmasına karşı çıkmış ve kadın gözüyle eleştirilerini sakınmamıştır. Karen Horney, psikolojinin "Simone de Beauvoir'u" olabilir. Sözleri ve teorileri hâlâ geçerliliğini korumaktadır.

"Bir insanın sahip olmadığı yetenekleri bir başkasında görüp, beğenisini ve imrenmesini içerleme, kızgınlık olmaksızın koruyup sürdürmesi insan doğasına aykırıdır. Bu nedenle bir erkeğin yeni bir yaşam yaratmadaki bir anlık önemsiz katkısı, onun için, kendince yeni bir şeyler yaratmaya yönelik çok güçlü bir güdülenmedir. Böylece erkek, gurur duyacağı şeyler yaratmıştır. Ve kültürümüz, tepeden tırnağa erkeklik damgası taşır."

ÖNERİ KİTAP

Kadının Ruhsal Yapısı- Karen Horney https://www.kitapyurdu.com/kitap/kadinin-ruhsal-yapisi/20868.html&manufacturer_id=9009

KAYNAKÇA

https://tr.wikipedia.org/wiki/Karen_Horney