Şahmeran efsanesi  Anadolu mitolojilerinde sıkça rastlanan üstü insan altı yılan olan maran ve yılanların sultanı olan mitolojik bir canlıya dayanmaktadır. Hikayenin kökeninde Yunan Mitolojisi'ndeki Medusa ya da Hititlerde anlatılan İlluyanka efsanesinde yer alan yılana benzeyen bir yaratık olan İlluyanka'nın yer aldığı düşünülür.

Şahmeran Efsanesi Nedir?

Şahmeran ya da Şahmaran, Anadolu mitolojilerinde sıkça anlatılan insan başlı yılan gövdeli bir yaratıktır. Adı Farça Şah-ı Maran'dan gelmektedir ve yılanların şahı anlamındadır. Anadolu'nun fark köşelerinde Şahmaranla ilgili birçok unsur bulunur. "Tarsus’ta Yılan Kalesi (Şahmeran Kalesi), Şahmeran Hamamı ve Şahmeran Heykeli, Siirt’te Şahmeran Mağarası ve Iğdır’da Şahmeran Tepesi bu mekânlar arasındadır." "Şahmeran ile ilgili anlatılanların kaynağı İran ve Türk edebiyatında önemli bir yere sahip olan Câmasbnâme adlı esere dayanmaktadır." [1]

Şahmeran Efsanesi

Mersin'in Tarsus ilçesinde binlerce yıl önce yerin yedi kat altında yaşayan yılanlar varmış. Meran adı verilen bu yılanlar kendi hallerinde barış içinde yaşarlarmış. Meranların kraliçesine Şahmeran (Şah-ı meran) adı verilirmiş.

Efsaneye göre Şahmeran'ı ilk gören insan Cemşab'mış. Cemşab ve arkadaşları bir gün bal toplamak için mağara gezerken içinde çok tatlı ve bol balı bulunan bir mağara bulmuşlar. Cemşab'ın kurnaz arkadaşları daha çok bal alabilmek için Cemşab'ı kandırarak kendilerinden uzaklaştırmışlar ve orada bırakarak yüklendikleri ballarla birlikte kaçmışlar. Mağarada kapana kısılan Cemşab bir delik görmüş ve bu deliği yanındaki çakısıyla genişletmiş. Karşısına içinde yılanların yaşadığı çok güzel bir bahçe çıkmış. Buranın Şahmeran'a ait olduğunu anlayan Cemşab onu aramaya koyulmuş. Cemşab sonunda karşısında üst tarafı çok güzel bir kadın alt tarafı ise bir yılan olan Şahmeran'ı bulmuş. İlk görüşte Cemşab Şahmeran'a aşık olmuş.

Şahmeran onu gören ilk insan olduğu için Cemşab'ın gitmesine izin vermemiş. Uzun yıllar boyunca herkesten uzak bu güzel bahçede yaşamışlar. Yıllar sonra Cemşab, Şahmeran'ın güvenini kazanmış ve ailesini görmek için yeryüzüne gitmek istediğini söylemiş. Cemşab'a çok üzülen Şahmeran ona yerini kimseye söylememesi gerektiğini tembihleyerek gitmesini söylemiş.

Bir gün ülkenin padişahı hastalanmış. Vezir bütün hekimlere ve halka haber vermiş. Vezir, padişahın sadece Şahmeran'ın etini yerse iyileşeceğini yoksa öleceğini ve ülkenin beladan kurtulamayacağını söylemiş. Cemşab çaresiz bir şekilde kuyunun yerini gösterince Şahmeran bulunup dışarı çıkarılmış. Şahmeran Cemşab'ın çok üzüldüğünü anlamış; "Beni toprak çanakta kaynatıp suyumu Vezire içir, etimi de Padişaha yedir, kuyruğumu ise sen ye ve bilgeliğimi al" demiş. Böylece vezir ölmüş padişah da iyileşip Cemşab'ı veziri yapmış. Efsaneye göre Şahmeran'ın öldürüldüğünü yılanlar o günden beri bilmemektedirler. Tarsus'un, Şahmeran'ın öldürüldüğünü öğrenen yılanlar tarafından istila edileceği rivayet edilir.

Lokman Hekim ve Şahmeran

Başka bir efsaneye göre Şahmeran'dan tıp bilimi ile ilgili birçok bilgi edinen Cemşab, padişahın hasta kızını kurtarmak için Şahmeran'ın yerini söyler. Şahmeran ise kuyruğunu kaynatıp vezire içirmesini, gövdesini kaynatıp kıza içirmesini, Cemşab'ın ise kafasını kaynatıp içmesini söylemiş. Bu sayede vezir ölüp kız sağlığına kavuşacak Cemşab ise Lokman Hekim olacaktır...

Şahmeran hangi şehirdedir?

Şahmeran hikayesinin farklı varyantları bulunmaktadır. Bu varyantlardan birinde Şahmaran'ın Mersin'in Tarsus ilçesinde yaşadığı söylenir.

Bir diğerinde ise Adana'daki Ceyhan ile Misis arasındaki Yılankale'de yaşadığı söylenmektedir. Bir diğer varyantta ise Mardin'de olduğu bilinir. Bir Anadolu miti olan Şahmaran'ın Doğu ve Güneydoğu illerinde oldukça sık anlatıldığı ve inanışın hala devam ettiği bilinmektedir.

Şahmaran Dizisi hakkındaki son yazımızı okumak için:

https://www.thecultiva.com/