Ey yiğit, bu dünya bir gölge gibidir; onun peşine düşersen, kaçar; sen kaçarsan, o sana koşar.

1409. beyit

11. yüzyıl Karahanlı Türklerinden Yûsuf Has Hâcib, Balasagun’da soylu bir ailede dünyaya gelmiştir. Eserini bir buçuk yılda Balasagun’da yazıp Kâşgar’da tamamlayarak (6645. beyit) 1069-70 yılında Karahanlılar’ın hakanı Süleyman Arslan Hakan oğlu Tavgaç Uluğ Buğra Han’a sunmuştur. Eser, Karahanlıca olarak da isimlendirilen Hakaniye lehçesi ile yazılmıştır. Elimizde Kutadgu Bilig’in şu ana kadar bilinen, biri Uygur, ikisi Arap harfleriyle yazılmış üç nüshası vardır.

Kutadgu Bilig (kut+ad-gu bil-i-g “mesut olma bilgisi”), insana her iki dünyada saadete ermek için takip edilecek yolu göstermek amacıyla kaleme alınmış bir eser olup iddia edildiği gibi mansıp sahiplerine ahlak dersi veren kuru bir öğüt kitabı değil, insan hayatının anlamını tahlil ederek onun cemiyet ve dolayısıyla devlet içindeki görevlerini belirleyen bir hayat felsefesi sistemidir. Yûsuf Has Hâcib birbirine çok sıkı bağlarla bağlı bulunan fert, cemiyet ve devlet hayatının ideal bir biçimde düzenlenmesinde zaruri olan zihniyet, bilgi ve faziletlerin nelerden ibaret olduğu, bunların nasıl elde edileceği ve nasıl kullanılacağı üzerinde sanatkarane bir şekilde durmuştur.

Kutadgu Bilig dört esas üzerine düzenlenmiş olup bunlardan doğru kanun Kün-Toğdı (hakan), saadet (kut) Ay-Toldı (vezir), akıl Ögdülmiş (vezirin oğlu), hayatın sonu (âkıbet) Odgurmış (zâhid) tarafından temsil edilmektedir. Bu nedenle Kutadgu Bilig'in alegorik bir eser olduğunu söylemek, kesinlikle doğru olur.

Güncelliğini ve değerini yaklaşık bin yıldan beridir korumayı başaran bu ölümsüz eserin, herkese hitap eden ve insan yaşamına dokunan birkaç alıntısıyla sizi baş başa bırakıyoruz.

Dünya malı ne kadar toplanırsa toplansın, tükenir, bir gün biter; söz kaleme alınırsa, kalır, dünyayı dolaşır.

114. beyit

Bilgisiz insan hep hastalıklı olur; hastalık tedavi edilemezse, insan çabuk ölür.

157. beyit

Gençlik kaçar ve hayat uçar; bu rüya gibi dünyadan kendin çabuk göçersin.

231. beyit

Ne kadar iyi ve yakın bir insan olursa-olsun, düşün, insana başkası kendisinden daha candan olabilir mi?

517. beyit

İnsan kimi severse, onun kusuru fazilet olur; kimi sevmezse, onun fazileti kusur görünür

534. beyit

Doğan herkes ölmeye, yükselen her şey düşmeye mahkumdur.

1086. beyit

Her yokuşun bir inişi, her tepenin bir çukuru, her sevincin bir kederi ve her acıya karşı bir lezzet vardır.

1087. beyit

Yere ne ekilirse, yine o biter; ne verilirse, karşılığında aynı şey alınır.

1394. beyit

Ey yiğit, bu dünya bir gölge gibidir; onun peşine düşersen, kaçar; sen kaçarsan, o sana koşar.

1409. beyit

Kara toprak ile mavi gök, öç almak için, birleşse bile, Tanrı'nın verdiğine insan mâni olamaz.

1800. beyit

Kaynakça:
Yusuf Has Hacip, Kutadgu Bilig, Çev: Ord. Prof Dr. Reşid Rahmeti Arat, Kabalcı Yayınları, İstanbul, 2018
Reşid Rahmeti Arat, Kutadgu Bilig, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara, 1999
www.islamansiklopedisi.org.tr/kutadgu-bilig