Bilir misiniz benim kahverengi tüylerim vardı. Koşarken rüzgârla dalgalanmasını çok severdim.Ne çok şeyi sevmezdim ki? Mesela yuvamın az aşağısında bir göl vardı içine girmeyi severdim, çıktıktan sonra silkelendiğimde su damlacıklarının her tarafa dağılmasını da severdim. Sonra kuyruğum! Kuyruğum da vardı onunla adeta yarış arabası gibiydim. Sağa,sola dönerken hızlanmam için yardım ederdi ve onun sayesinde sıcacık olurdum. Bıyıklarım da var ayrıca. Siz insanoğlunun yönlerini bulabilmek için bıyıkları var mı? Benim var ama. Pençelerim! Nasıl unuturum pençelerimi. Onları da çok severdim ben. Bu kadar çok şeyi severken bir gün, gösteriş uğruna öldüm. Öldüm ve canım acıdı. Canım acıdı insanoğlu! Vahşeti omuzlarınızda yüzünüz kızarmadan dolaştırdınız çünkü.

Oysaki benim de sizin gibi haklarım yok muydu? Biliyorum var. Haberdarım her şeyden. Hayvan türlerinin yaşama hakkının insanoğlu tarafından tanındığını Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde geçtiğini biliyorum .Ya siz biliyor musunuz siz sırf kürk giyesiniz diye benim ne kadar acı çektiğimi? Hani hayvanlara kötü muamele edilemez veya zalimane davranışlarda bulunulamazdı? Zalimane davranış… İnsanoğlunun ego tatmini. Ben güçlüyüm deme şekli. Neden ihtiyacın olur ki bu ego tatminine? Hastalıklı bir zihniyete sahip olmak gerçekten güç mü ? Güç, gerçekten kendini savunmayan bir canlının üstünde her şeyi yapabilmek mi? Güç, güzel görünmek uğruna bir tavşanın göz yaşları mı? Bir maymunun korkudan çarpan yüreği mi? Bir kedinin yaşam mücadelesi verirken attığı sessiz çığlıklar mı? İhmalkârlığınız yüzünden yanan yuvalarımız hatta  bedenimiz mi?

Ben hâlâ hayal ediyorum bir sabah tekrar uyanmayı hem de kendi evimde. Biraz daha koşsam diyorum vahşeti siz sergilemedikçe omuzlarınızda ben daha hızlı koşsam .Koşsam da daha çok hissetsem rüzgârın dalgalandığını tüylerimde. Gölde yüzsem mesela. Bu seferki öncekinden daha çok daha huzurlu olurdu çünkü siz bizim için tehdit olmaktan çıkar birlikte yaşadığımız bir yol arkadaşı olurdunuz.Sonra gölden çıktığımda bu kez su damlacıkları bir başka düşerdi yere.Böyle daha bir anlamlı daha bir umutlu… Belki bu seferki yarışlarım bir öncesinden daha heyecanlı olurdu. Daha hızlı koşardım sizin için.Kuyruğum bu kez daha hızlı menevra yapardı sırf birlikteliğimizi başardığımız için. Her zamankinden daha çok yuvamda daha çok sıcacık hissederdim, beni anladığınız benimle empati kurduğunuz için.Hem bu seferki kuzeybatıyı bile sizin için bulurdum. Hatta siz isterseniz size bıyık bile çizebilirim. Bilen bilir bıyık benim en önemli aksesuarımdır, takmak için öldürmek zorunda olmadığım aksesuarım. Üstüne üstlük ellerinizi nasıl pençe gibi açıp kapatacağınızı öğretebilirim. Yeterki siz bizi bilin, tanıyın, sevin, saygı gösterin,koruyun. En önemlisi bizimle empati yapın.

Bilmek, tanımak, sevmek, saygı göstermek ve korumak. Yapmanız gereken temel şeylerden. Hem ben inanıyorum sizin tüylü arkadaşınız olarak bundan asla pişman olmayacağınıza. Sevmek huzur verir size, tarifsiz bir mutluluk verir. Saygı göstermek ise cömertliğin bir hediyesi. Korumak ise geleceğin güvencesi tıpkı diğerleri gibi. Bilmeniz de çok önemli , çünkü bilince romanlara girebilmiş bir dostunuzu öldürmek istemezsiniz. Ben küçükken annem anlatırdı. Daha güzel bir dünya için bir başkasının duygusunu, o anki durumunu anlamak ve paylaşmak çok önemliymiş bilmek , tanımak , sevmek ,saygı göstermek ve korumak zaten bunların ardından gelirmiş. Ey insanoğlu ! Beni anlasaydın benim duygularımı paylaşsaydın bana zarar vermek ister miydin? Ya da yaşama hakkım olduğunu kabul etseydin yuvamı yakar mıydın? Üstümüzde güç  gösterisinde bulunmanın aslında alçakça bir davranış olduğunu kabullenirdin.

Daha önce fark etmiş miydin peki bana işkence edenlerin aslında sizi de bozduğunu? Bir kediye tekme atan herhangi güçsüz bir canlıya da tekme atmaz mı? Kaldı ki biz sırf siz bozulmayasınız diye korunmaya ve sevilmeye ihtiyacımız yok. Sizin varlığınız doğada bir öncelik değil. Biz birlikte bir bütünü bir dengeyi oluşturuyoruz. O yüzden sizler bizlerle beraber yaşamayı, yaşatmayı, paylaşmayı, sevmeyi, merhamet etmeyi öğrenmelisiniz. Ah bunu başarabilecek olgunluğa ne zaman erişeceksiniz? Doğa size hâkimiyetin kimde olduğunu gösterdikten sonra mı? Sizce o zaman çok geç olmaz mı?

Şimdi eminim ama doğada özgürce dolaşmamı, kahverengi tüylerimle mutlu olmamı, bir mal değil bir canlı olarak haklarım olduğunu bilerek kendi yarışımda zafere doğru koşmamı ve diğer hayvanlara da siz insanoğlunun beni kabul ettiğinizi, bizi kabul ettiğinizi , üstünlük kurmayacağınızı, saygılı olup bizi seveceğinizi anlatmamı istediğinizi biliyorum. Ayrıca bu hak arayışında galip gelmiş beni tanıdınız biliyorum. Bir tilki olarak bana müdahale etmediğiniz için teşekkür ederim.

Ülkemizde son bir yılda 1 milyar hayvanın yaşam hakkı gasp edildi; 22 milyon hayvan işkence gördü. Hayvanları korumak için hayvan hakları yasası çıkmalıdır.

KAYNAKÇA:

https://t24.com.tr/haber/turkiye-de-son-bir-yilda-1-milyar-hayvanin-yasam-hakki-gasp-edildi-22-milyon-hayvan-iskence-gordu,944771

Anasayfamızı ziyaret etmeyi unutmayın