Sanatta ölüm teması oldukça yaygın bir konudur. İnsanın hayatındaki doğum, evlenme ve ölüm gibi geçiş aşamalarından biri olan ölüm tarih boyunca birçok düşünür, yazar, şair, ressam tarafından tasvir edilmiştir.
Sanatta Ölüm Teması
Ölüm, insan hayatı için oldukça önemli bir kavramdır. İnsanın hayatındaki doğum, evlenme ve ölüm gibi geçiş aşamalarından biri olan ölüm tarih boyunca birçok düşünür, yazar, şair, ressam tarafından tasvir edilmiştir.
Canlı hayatının ayrılmaz bir parçası olan ölümü her toplum ve birey kendine göre şekillendirir. Ölüye saygı için yapılan ritüeller toplumun kültürünü, kendini ifade biçimini de oluşturmaktadır. Birbirinden farklı şekillerde olsa da ölüm, canlı hayatının sonudur.
Ölüm teması, insan hayatının olduğu her alanda işlenmektedir. Müzik, resim, tiyatro, edebiyat ve daha birçok alanda ölüm temasını görmek mümkündür. Sanat tarihi açısından bakıldığında hemen hemen her dönemde ölüm ile ilgili eserler ortaya koyulduğu görülebilir. Ne de olsa ölüm insandan ayrı düşünülemeyecek bir olgudur.
Ölüm teması düşünüldüğü zaman ilk akla gelen Gotik ve Rönesans dönemleridir. Özellikle İsa'nın ölümü, çarmıha gerilişi sanat tarihi açısından oldukça önemlidir. Resim sanatı düşünüldüğünde ölümü işlemek belirli tasvirlere dayalıdır. Vanitas olarak bilinen resim türünün yaygınlığı oldukça fazladır. Bunun yanı sıra cenaze, ağıt gibi ritüellerinde resmedildiği resimler ve heykeller de bulunmaktadır.
Memento Mori Nedir? Vanitas ne anlama gelmektedir?
Memento Mori ''Ölümü hatırla'' anlamına gelmektedir. Memento Mori düşüncesinin işlendiği resim ve heykeller rahatsız edici içerikler gibi görülse de anlam açısından oldukça önemlidir. Bu düşünce dünya malının geçici, ruhun ve fikrin ise kalıcı olduğunu söyler. Bu felsefeyi benimseyen birçok sanatçı eserlerinde ölüm çağrışımı yapan semboller kullanmaya başlamıştır. Özellikle kafatası ve insan isketeli bu felsefeyi benimseyen sanatçılar arasında yaygın bir tasvir biçimiydi. Memento Mori düşüncesinin diğer bir ifadesi olarak 'Vanitas' kullanılır. Vanitas hiçlik anlamına gelmektedir. XVI. yüzyıl ile birlikte Vanitas olarak adlandırılan, ölüm nesnelerini konu edinen resim geleneği gelişmiştir.
Vanitas resimlerinde kullanılan nesneler ve anlamları
Vanitas resimlerinde oldukça sık karşımıza çıkan kuru kafa figürü ölümü temsil eder. [1]
Sönmüş mum hayatın kısalığını temsil ederken yanan mum İsa'nın karanlığı dağıtan sembolü olarak kullanılır.
Çürümüş meyveler bedenin çürüyeceğini simgelerken kum saati yaşamın akıp gitmesini simgeler.
Tablolarda karşımıza çıkan bir diğer figür olan kral tacı ruhsal boşluğun tasvir edilmesi olarak görülmektedir.
"Vanitas resimlerde yaygın olarak kullanılan kafatası, sönmüş mum, solmuş çiçek, kum saati gibi nesneler zamanın ve dünyevi hazların geçiciliğini tasvir eder." Resimlerde kullanılan bir diğer sembol ise kurumuş çiçektir. "Bu resim geleneğinde imgeyi güçlü kılan ve tekinsizlik hissini arttıran en belirgin özellik nesnelerin betimlenişindeki özendir. Bu özene eşlik eden diğer bir durum ise nesnelerin seçimidir." [2]
Örneğin yukarda gördüğünüz Hendrick Andriessen'a ait Vanitas tablolarında ilk bakışta dikkat çeken kurukafaların bir defne tacı ile tasvir edildiğidir. "Vanitas tablolarda başak, defne, meşe palamudu gibi bitkiler ölümsüzlüğün göstergeleri olup, bu temsil Antik Yunan mitlerine kadar dayanır. Mitlere göre “Peneus Irmağı’nın kızı olan, güzel nympha Daphne, kendisini Tanrıça Gaia’ya adadığı için erkeklerden kaçmaktadır. Ancak Tanrı Apollon, Daphne’ye âşık olmuş ve peşine düşmüştür. Apollon tarafından yakalanmak üzereyken babası olan ırmağa
kendini kurtarması için yalvaran Daphne, defne ağacına dönüşmüştür. Bu olaydan etkilenen Tanrı Apollon, defne ağacını kutsal ağaç olarak benimsemiş ve dallarından başına bir çenek yapmıştır” (Gürel, Muter, 2007:543). Daphne bir ağaca dönüşerek yeni bir yaşam döngüsüne ulaşırken, kafatası da defne çelengi ile yok oluş değil bir dönüşüm olduğunu simgeler." [3] Aynı zamanda kafa taslarının belirsiz bir kimlikle resmedilmesi tüm faniler için ölümün var olduğunun da göstergesidir.
Çağdaş Sanatta Ölüm Teması
Yukarıda verilen Damien Hirst'e ait Aşık ve Aşkın Dışında adlı eserde kelebeklerin ve meyvelerin ön planda olduğunu görmekteyiz. Çağdaş sanat içerisinde de yer bulan ölüm teması artık performans sanatlarında ve canlı gösterimlerinde de ön plana çıkmaktadır. Hirst'in çalışmasındaki kelebekler hayatın geçiciliği gösterirken, meyveler de aynı şekilde bedenin ölümden sonra çürüyeceğini ve geçiciliğini tasvir eder. Görüldüğü gibi ölüm teması sadece bir dönemi etkisi altına almamıştır. Farklı dönemlerde farklı sanatçılar tarafından farklı tasvirilerde ölüm işlenmiştir.
Kaynaklar:
https://arthistoryproject.com/subjects/death/